
Efendim,
Nazarını kaçırma benden, önce bak , sonra tebessüm et ve dokun.Ben, kervan göçerken, ürettiğim oyuncakların çukurundan çıkamayabilirim.Tökezlemeye meyyal ayaklarım dolaşabilir,ayaklarımın üzerinde duramayabilirim.Ben kurda kuşa yem olabilirim.İlk atam Âdem’den kalma zaafım beni bir ağacın altında sancılarla tutabilir,kervan tepeleri aşarken, ben oracıkta, kaçırılmış fırsatın çukurunda, perişan olabilirim.Efendim, bırakma elimi, çekme nazarını üzerimden.
Ben birçok fırsatı kaçırmış biriyim.Bundan dolayı endişeliyim.Tufan önceden haber verildiğinde, Nuh gemisini inşa ederken, dağları yutacak kadar yağmur yağacağı söylendiğinde “Böyle bir yağmur ne görülmüş ne duyulmuş” diyen akıl-tecrübe tanrısının ruhumda açtığı çatlak alabora olmamın resmiydi.İsa’nın annesi Meryem’e iftira atan da bendim.Benim çoğulcu kafam, İsa’nın peşine düşmüş on iki havariyi “Bu kadar insan, gerçeği göremiyor, siz on iki kişi görüyorsunuz öyle mi?” diyecek kadar sayıların ardına düşebilir.Eyüp peygamberin iskeleti üzerinden etleri lime lime dökülürken onun dilinden sadır olan sözlere değil de tenine takılıp kalan yine bendim.Sabrın ulaştırdığı esenlik zamanlarını kaçıran da ben oldum.Ben, tepenin ardındakini kestiremeyecek kadar ufuksuz, gece sokağa çıkamayacak kadar korkak, sonsuzluğu kazanmak adına, kendisinin olmayan birikimini ortaya koyamayacak kadar müflis bir tüccarım.Ben, tanıştığı her nesneye sermayesinin bir kısmını kaptıran bir zavallıyım.
Efendim,
Ben yüz üstü düşmüş,rezil bir haldeyken,müşfik ellerinle beni tuttun ve kaldırdın.Tüm mazlumlar senden cesaret buldu.Yaralı ruhlara şifa oldun.Dünya dipsiz bir kuyu olmaktan çıkıp bir fırsat bahçesine döndü.Senin eteğine tutunabilmişken muhabbetini ,şefaatini bizden esirgeme.Sen bizim son fırsatımızsın,rehberimizsin.
0 yorum:
Yorum Gönder