
Ezanı bekleyen ihtiyar,titrek dudaklarıyla yanındaki arkadaşına oğullarından, gelinlerinden, dert yanıyor.Hayat arkadaşını yitirdikten sonra hiç kimsenin yanına sığmadığını anlatıyor.Bir tas çorbanın, bir bardak çayın asık suratların elinde nasıl zehre dönüştüğünü, kendilerinin sanki yaşlanmayacakmış gibi duruşlarını, “ölse de kurtulsak” anlamında ki tavırlarını paylaşıyor,kendisiyle aynı sıkıntılardan muzdarip derttaşına.Her şeye rağmen beddua etmiyor onlar için.”Allah ıslah etsin,acılarını göstermesin” diyor gözlerini yere dikerken ihtiyar.
Dükkanın kepengini kaldıran orta yaşlı Ali Usta’nın yüzünde de bir burukluk var.Belli ki kahvaltı yapmadan çıkmış evinden.Çay ocağından megafonla bir çay istiyor donuk sesiyle.Akşamdan oğlunun ağzından çıkan o son cümle beyninin duvarlarına sabaha dek çarpıp durmuş belli ki.”Beni dünyaya getirdiyseniz istediğim harçlığı cebime koyacaksınız”deyip kapıyı çarpmak…Nerede hata yaptık ki? Diye bir kez daha sordu kendine Ali Usta.Eli sigara paketine doğru giderken içinden Allah ıslah etsin diye geçirdi.
Hüseyin Bey’in ve eşi Esin Hanım’ın da bu sabah yüzleri bir karış.Gergin tavırlarla önce çocuklarını kreşe yetiştirecekler.Sonra Hüseyin Bey eşini,öğretmenlik yaptığı okuluna bırakacak,oradan da şube müdürlüğü makamına geçecek.Hüseyin Bey’in işindeki başarısı,saygınlığı bir türlü evinde karşısına çıkmıyor.Her akşam olmadık gerekçelerle evde tartışma çıkıyor.Esin Hanım’ım saç renginden,Hüseyin Bey’in seyrettiği tartışma programına,çocuğun çişini kaçırdığı kanepeyi kimin silmesi gerektiği gibi daha neler neler…Dünkü konu ise Esin Hanım’ın öğretmen arkadaşı Yasemin Hanım’ın okula özel arabayla gelmesi.”Benim Yasemin’den ne eksiğim var,hemen kredi çekiyoruz bana da araba alıyoruz.”Hüseyin Bey ‘in “Ne gereği var “ itirazı üzerine kıyamet kopuyor.Sitenin bahçıvanı gülleri budarken bu iki genç karı kocanın ve oradaki sabinin hallerine bakıp “Allah sizi ıslah etsin emi” diyor belli belirsiz.
Bir anneyle kızın tartışmaları apartman koridorlarında yankılanıyor.”Kızım sen ne yapıyorsun,şu kıyafetle sokağa çıkılır mı? O kadar çirkin bakışa nasıl tahammül edeceksin,utanmayacak mısın? Allah’tan korkmayacak mısın? “Kızının cevabı gecikmiyor:”Ne diyorsun sen anne.Devir değişti. Gözünü aç da etrafına bir bak.Namus,ahlak kıyafetle ölçülmez.Yeter ki kalbin temiz olsun.”Gözleri dolan annenin akşam okuduğu hadis gönlündeki sızıyı iyice artırmıştı.Diyordu ki Hz. Muhammed “Vücudunu teşhir eden kadın cennete giremez.”
Anne tüm çaresizliği ile “Yavrum Allah seni ıslah etsin” Diyor gözlerinden yaşlar süzülürken.
0 yorum:
Yorum Gönder