Biz kafası karışıklarız. Yani “ Yoksulluğum övüncümdür.” Diyen peygamberin, dünyaya tamahta başa oynayan takipçileri…
Biz kafası karışıklarız. Ölümü göz ardı ederek, inşa ettiği piramidin son taşını koymaya çalışan firavunlar… Gösterişli kabir meraklıları…
Biz Musa’yı Tur’a gönderenleriz. Suçlarımızı Tanrı’nın omuzlarına yükler , yontulmuş hazlarımızın karşısında biteviye eğiliriz. En çok dünyanın gazabı korkutur bizi.
Biz tahammülü bitmişleriz. Zoru sevmeyiz, erdemleri film karelerinde görür, onları hayatımıza karıştırmayız.
Biz ilkesizliğe değişim diyerek sermayesini yağmalattıranlarız. Duvarlarımızdaki çiniyi söküp plastik olanıyla değiştiririz.
Biz bugünü yüceltmek için düne sövmekten çekinmeyiz. Çıkarımız varsa kadir kıymet bilmekten dem vururuz. Kimse bizden yol arkadaşlı beklemez. Yolumuzu bulma dersinden yolda kalmışları görmezden geliriz. Yolsuzluğun cazibesi, yola gelmemizi engeller. Azığımızın yetersizliği, uzun yola çıkmamıza manidir. Gün kurtarılmışsa amaca ulaşmışızdır.
Biz müflis tüccarlarız. Gölgelendiği ağacı sahiplenmeye çalışır ve kervanı kaçırırız. Biz uykuyla uyanıklığı karıştıracak kadar şuur yoksunuyuz. Hak bildiği yolda kendinden geçmeyi ahmaklık olarak görür, kendini örtme yolunda ne kadar maharetli olduğumuzu kanıtlamaya çalışırız.
Biz elle geleni, sorgusuz sualsiz bayram olarak görenleriz. Başkalarıyla birlikte yanıyorsak bundan keyif bile alabiliriz.
Biz bir fenalık gördüğümüzde önce oradan elimizi çeker, sonra susar, daha sonra buradan nasıl nasiplenirim diye düşünürüz. Düşmüş bir insanın bizi ne kadar yükselteceğini ölçme konusunda ince hesaplar uzmanıyız.
Biz, karnını doyurmak için haysiyetini pazara çıkaranlarız. Göbeğimizi büyütüp ensemizi kalınlaştırdıkça, dünyadaki konumumuzun daha da sağlamlaşacağını düşünürüz. Yığdıkça dünya metaını, onun başını beklemekten düş kurmaya vakit bulamayız.
Biz ehli dünya, biz kafası karışıklar…
1 yorum: