21 Mayıs 2009 Perşembe

HESABINI VEREMEYECEĞİN İŞE KALKIŞMA


Bizi diğer canlılardan ayırt edici en önemli özelliğimizin akıl olduğunu düşünerek mağrur oluruz. Hiç de haksız sayılmayız bu gururdan dolayı. Fakat ayrıcalıklı kılınmışsanız bunun da bir nedeni var demektir. İnsan için bu neden ise sorumluluktur. Başka bir deyişle ayrıcalıklı olmak sorumlu olmak demektir. Biri size abi demişse abilik yapmak zorundasınız. Amcaysanız, dayıysanız, işverenseniz, patronsanız gereğiyle de mükellefsiniz demektir. Aklı başında olmak, akla uygun davranmaya insanı icbar eder.
Uzun zamandır sorumluluk sahiplerinin yükümlülüğünü aldığı ne varsa onun gereğini yapmadığı noktasında çok şey konuşuluyor. Konuşulmaktan da öte gözlemleyebiliyoruz bunu. Yolsuzluklar, adam kayırmalar, birden zengin olmalara, adalet terazisinin ayarını bozmalar… Bu olumsuzlukları ayrıntıya girerek konuşursak iyice keyfimiz kaçacak. Bütün bu çirkinliklere insan niçin kalkışır? Benim yoğunlaşmak istediğim nokta burası. İşgal ettiği makamın, konumun hakkını verememek veya vermemek insanı nereye götürür? Bu sorunun doğru cevabının ne kadar sarsıcı olduğunu niçin düşünmüyor, aklının başında olduğunu iddia edenler?
“Ey Rabbim, karşına çıktığımda, ölümden sonra dirildiğimde sana hesabını veremeyeceğim ne makam, ne mal ne de başka bir üstünlük ver bana. Beni karşında boynu bükük kalanlardan eyleme.” Bu duada endişesi çekilen nedir? Hesap gününde hesabını verememenin endişesi. Pis kokuların çoğaldığı bir ortamda, yalan olduğunu iddia ettiği dünya için sonsuzluğa gözlerini kapamanın akıl işi olduğunu kim iddia edebilir? Tekrar konunun başına dönersek, akıl nimeti bize verilmişse bu nimetin hakkını vermekle mükellefiz. Ey insan, kendinden emin değilsen sorumluluk altına girmeyi heves etme, şöhret, gösteriş ve dünyalık, aklını çelmesin. Huzurlu bir geceden uyanmak gibi haşrolabilecek misin?
“Düşün zamanın akıp gidişini!
Gerçek şu ki insan ziyandadır.
İman edenler, faydalı-doğru iş yapanlar,
Birbirlerine hakkı ve sabrı tavsiye edenler
Ancak ziyanda olmayanlardır.”
Kendince hangi yanlışın içinde olduğunu düşünüyorsan “Ne yapayım herkes böyle” demek yerine “Beni utanılacak bir yüzle diriltme Rabbim” diyenlerden ol ve hakikate rücu et.

0 yorum:

Yorum Gönder